Mineciğim,
Umarım şimdi daha iyisindir. Nedir bu koşturmacanın nedeni? Bana page'nin tam adresini gönder lütfen, takip edemiyorum seni. Geçen gün Pino ile konuştuk, görüşemiyoruz, bayramda da dolayısıyla farklı yerlerde olacağız.
Haftasonu bir çırpıda bitiyor öyle değil mi? Bir süredir Pazar günlerimi sadece dinlenmeye ayırmak için gayret gösteriyorum. Annemlerle arkadaşlarla sevgiliyle... bazen kendi kendimle... :)
Tez sürecim epey yavaş ilerlemekte, açıkçası bu durum can sıkıcı. Can sıkıcı olduğu kadar bunaltıcı. Bunaltıcı olduğu kadar gerici... Gerilince de türlü hastalıklara maruz kalıyor kişi. Kişi, yani ben. Elden geldiğince meditatif olmaya meylediyorum :)
Danışmanım çok geniş ele aldığımı ve tam olarak neye yöneleceğimin çıkmadığını söylüyor. Geçen gün "sanırım anlatamıyorum" diye düşünmeye başladım. Of, of... kötü bir kendilik depresyonu :) ya da "konu kafamda/bende olduğundan, yani ben aslında biliyor olduğumdan, ne yazsam, anlaşılıyor" diye düşündüğümü düşündüm. Her iki şekilde de bir şeyler yapmak lazım tabii ki... Ama dün akşam çok ilginç bir durum oluştu. Ne zamandır elimde olan bir kitaptan bir kaç makale benim konumla çok ilgiliydi. Birini okumaya başladım, 6, 7 sayfalık bir makale, hepsini okuyamadım ama başlıklarını karşılaştırdım, aralardan altını çizdim cümlelerin. Birden "pompk!" diye bir ampül yandı yahu... Hemen not almaya başladım. Aaa bir baktım, sahiden daha açık ve hani nokta atışı derler ya öyle oldu. Yazdığım bir şey yok metin anlamında ama okumalarla açılacak başlıkları ve zincirleme türeyen kavramları listeledim. İçim rahatladı.
Şimdilik bitiriyorum canım. Bana planlarından söz et olmaz mı? Eposta yaz bana... Ah, bir de fotolarından seçtiklerini gönderir misin, blog'a ekleyeyim...
Senin E.
24 Eylül 2008 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder