Mineciğim,
Bugün konuştuk azıcık da olsa. Döndüğünden beri bir kere görüşebildik ama olsun en azından haftasonu için plan yapma olasılığımız var artık. Geçen gün düşündüm, aaa dedim yahu niye yazmak aklıma gelmedi ki benim. Sonuçta burası senin için :) Mektuplarım için :)Şu sıra yine işler güçler başladı ama yazmaya devam edeceğim.
Senin E.
1 Ekim 2009 Perşembe
21 Temmuz 2009 Salı
Az kaldı İstanbul'a
Mineciğim,
Son mektuplaşmalarımızdan, senin güzel, sevecen, iyimser ve umut dolu sözlerinden sonra hazırlıklarınız bitti sayılır değil mi? Ben seni tanıyan tanımayan herkese arkadaşım dönüyor San Fransisco'dan diye anlatıyorum. Pıt pıt günleri sayıyorum. Geçen gün San Fransisco'da geçen bir film izledim. Hemen hey işte minnoşun yeri dedim.
Güzel bir tesadüf ki sen geldiğinde ben de izine çıkmış olacağım, yani daha çok zamanım olacak seni görmeye :) sen gelir gelmez... yorgunsun filan dinlemeyeceğim geleceğim sarılacağım sana uzun uzun canım...
İstanbul'un bu sıralar havası iyice acaipleşti. İnsana kötü de bir baskı veriyor. Soğuk mu sıcak mı anlaşılmıyor? Terliyorsun, ama bir rüzgar üşütüyor seni... bir de sürekli çok bulutlu, böyle kocaman kocaman bulutlar hah şimdi yağdı dediğin an açılıveriyor. Yine de güneş güzel bir şey! İçini açıyor işte...
Saat kaçta havaalanında olacaksınız acaba?
Haberleşmek üzere,
Sevgilerimle
evren.
Son mektuplaşmalarımızdan, senin güzel, sevecen, iyimser ve umut dolu sözlerinden sonra hazırlıklarınız bitti sayılır değil mi? Ben seni tanıyan tanımayan herkese arkadaşım dönüyor San Fransisco'dan diye anlatıyorum. Pıt pıt günleri sayıyorum. Geçen gün San Fransisco'da geçen bir film izledim. Hemen hey işte minnoşun yeri dedim.
Güzel bir tesadüf ki sen geldiğinde ben de izine çıkmış olacağım, yani daha çok zamanım olacak seni görmeye :) sen gelir gelmez... yorgunsun filan dinlemeyeceğim geleceğim sarılacağım sana uzun uzun canım...
İstanbul'un bu sıralar havası iyice acaipleşti. İnsana kötü de bir baskı veriyor. Soğuk mu sıcak mı anlaşılmıyor? Terliyorsun, ama bir rüzgar üşütüyor seni... bir de sürekli çok bulutlu, böyle kocaman kocaman bulutlar hah şimdi yağdı dediğin an açılıveriyor. Yine de güneş güzel bir şey! İçini açıyor işte...
Saat kaçta havaalanında olacaksınız acaba?
Haberleşmek üzere,
Sevgilerimle
evren.
9 Temmuz 2009 Perşembe
Mine geliyor... hey!
Senin için mutluyum. Çünkü, sesin pek neşeli geliyor, yolculuk hazırlıklarının yoruculuğu arasında bile. Kendim için de seviniyorum. Daha çok zaman geçireceğiz bundan sonra diye. Ailen ve arkadaşların için de seviniyorum.
:)
Dört gözle bekliyorum canım arkadaşım,
Senin E.
:)
Dört gözle bekliyorum canım arkadaşım,
Senin E.
21 Mayıs 2009 Perşembe
"Başlamak Bitirmenin Yarısıdır"
Bunu bize lisede öğretmeye çalışmışlardı. Zaman zaman anladığımız, zaman zaman anladığımızı sandığımız bir süreç içinde büyürken, yaşarken karşılaştıkça zihnimizi harekete geçiren cümleler vardır ya... Şimdi halimiruhumu sana nasıl tariflesem diye düşünürken aklıma geldi nedense. Beylik tanımlamalar yapmaktan kaçınmayı ne kadar istesem de kendimize inanmak, yapabileceğimize var gücümüzle sarılarak sebat etmek, ve evet başlamak gerçekten tuhaf bir biçimde bizi daha da güçlendiriyor. Hani hep deriz ya, ya da sıklıkla söyleniriz kendimize "bu sefer olacak diye" ama hiç ya da sıklıkla olmaz ya... Ben "bu sefer" demedim. Dediğim şu oldu o, şu, bu değil; "olacak". Öncekilerle kıyaslamadan başlamak iyi geliyor. Bir çok şeyin daha iyiye yol alacağını biliyorum artık. Umarım sen de iyisin.
Sevgi ve özlemle.
evren.
Sevgi ve özlemle.
evren.
18 Mayıs 2009 Pazartesi
İki Nokta Üst Üste Yanında da Kapa Parantez
Hep sıkıntılara takılmamalı insan, söylemesi kolay olsa da yapması zor...
Eve yarım saat önce geldim, akşam öğrencilerimizin oyunu vardı. Yarın tatil. Evde kalıp çalışabileceğim. Boş vakit bulmak şu sıra epey kıymetli benim açımdan. Sen nasılsın? Toparlanıyor musunuz? Memnun musun halinden? Çok çok öpüyorum, haberlerini bekliyorum. evren.
Eve yarım saat önce geldim, akşam öğrencilerimizin oyunu vardı. Yarın tatil. Evde kalıp çalışabileceğim. Boş vakit bulmak şu sıra epey kıymetli benim açımdan. Sen nasılsın? Toparlanıyor musunuz? Memnun musun halinden? Çok çok öpüyorum, haberlerini bekliyorum. evren.
14 Mayıs 2009 Perşembe
Mutluluk ve Risk
Hani sana yazdım ya iki gün önce, "mutlu olmak için risk almak gerek" diyor diye Augusto Boal, düşündükçe içleniyorum. Nerde yaşıyoruz, kimiz ve ne yapıyoruz? Bu soruların yanıtlarını gönül rahatlığıyla vermemiz gerekmez mi?
Her şeye rağmen umutla...
evren.
Her şeye rağmen umutla...
evren.
27 Nisan 2009 Pazartesi
Bir Kaç Cümle...
Bugün eve geç geldim. Bizim bölümün düzenledigi bir tiyatro festivali var. o basladi bugün. her gün farkli okullardan topluluklar gelecek. iki hafta. seni merak ediyorum nedense, iyi misin? evde internet var ya artik hemen yazabiliyorum. sabahin bir körü kalkacagim ama yine de sana yazmak istedim. her sey yolunda mi çok mu calisiyorsun keyfin nasil sagligin nasil???? ben festival yüzünden onun disinda pek bir seyle ilgilenemez oldum ama bu sirada doktora tezime de calismam gerekiyor hem bilgisayar hem kitaplar gözlerim böyle kirmizi kirmizi kanlandi. geciyorlar ama bu sefer de gözüme elimde tasidigim dosyayi soktum bu aksam nasil oldu hic sorma :) bu siralar genel anlamda kendimi cok da iyi hissettigim soylenemez. ama ne yapalim devam etmeye calisiyoruz. elimdekilerin kiymetini bilmeye gayret göstererek. gecen gun ibrahimle bulustuk. sohbet muhabbet... :) pino ile konusmustum, annesiyle bir yerlere gidecekti, o da memnunsuz. iste bir araya gelebilsek ferhunde teyzemle bulusup ev ziyareti yapacagiz. ya neden böyle hep anlamiyorum... fuf! aslinda gercekten istedigimiz hic bir seye zamanimiz olmadigindan sikayet edip duruyoruz... himmm, neyse ben sana yine de mavis yüklü gülümsemeler yolluyorum, gözlerin kadar güzel olan.
sevgimle, E.
sevgimle, E.
31 Mart 2009 Salı
Her Gün San Fransisco
Mineciğim Nasılsın,
Artık telefonuma baktığımda hemen seni de düşünüyorum. Çünkü, çift saat dilimini San Fransisco'ya ayarladım. Telefonun ışığı ile fotoğraf makinesi öyle çok parladı ki dün geceki çekimlerim işe yaramadı. Sana telefonun ekranını gönderecektim.
Hani bir mektubun vardı ya, o ulaşmadı bana, pek bir üzgünüm. Bir ara hemen her gün mesajlaşıyorduk. Yine öyle yazmaya çalışacağım.
Ankara'dan döndüğümden beri bir iş bitiyor biri başlıyor, bazen biri bitmeden diğeri. Ama evet işleyen demir ışıldar misali yola devam :) Olumlu düşünce... ve başka şeyler...
Pınarle buluşamadık. Belki bu haftasonu...
İyi olduğunu umuyorum.
Seni özlüyorum.
evren.
Artık telefonuma baktığımda hemen seni de düşünüyorum. Çünkü, çift saat dilimini San Fransisco'ya ayarladım. Telefonun ışığı ile fotoğraf makinesi öyle çok parladı ki dün geceki çekimlerim işe yaramadı. Sana telefonun ekranını gönderecektim.
Hani bir mektubun vardı ya, o ulaşmadı bana, pek bir üzgünüm. Bir ara hemen her gün mesajlaşıyorduk. Yine öyle yazmaya çalışacağım.
Ankara'dan döndüğümden beri bir iş bitiyor biri başlıyor, bazen biri bitmeden diğeri. Ama evet işleyen demir ışıldar misali yola devam :) Olumlu düşünce... ve başka şeyler...
Pınarle buluşamadık. Belki bu haftasonu...
İyi olduğunu umuyorum.
Seni özlüyorum.
evren.
9 Şubat 2009 Pazartesi
Yonca
İşte sana geçen sefer göndereceğim dediğim foto buydu. İş yerinde, çalışma masamda duruyor. Her gün baktıkça seni hatırlıyorum. Bizi ve ohohoho yaşadığımız onca şeyi... Hatırladın değil mi bunu bana lisedeyken verdiğini, hep şansım olsun diye. Sanırım şans... hımm garip bir şey ya şans... Kendimize bakınca genelde ve daima yani genelin içinde daima "keşke" diyoruz ya, ama bir daha bakınca "evet ya" diyoruz. Şans öyle bir şey sanki. Şans kazandıklarımız ve kaybettiklerimiz sanırım. Şimdilik bu kadar, yaz bana olur mu? Enişte beyciğimi de çok öperim.
Sen gelmezsen ben geleceğim ona göre :)
Sevgilerimle,
evren.
29 Ocak 2009 Perşembe
Israr ve İrade
canım merhaba,
Başlığım biraz "bestseller" romanlara benzedi :) özellikle atölyeden sonra olumlu enerji ve girişimci ruhumun ayaklanan hatta şahlanan dışavurumları sonucu bu iki kelimeye vardım. "ısrar" ve "irade". zor ama varlığı müthiş başarılara mutluluklara gebe iki kelime. her türlü olay, durum, ilişki geneline yayabileceğimiz bir açık kapı olasılığı veriyorlar. istenç, kararlılık, dayanma, sonuçlandırma, elde etme, güçlenme hepsini içeriyorlar. evlilikten tutta kilo vermeye kadar :) iş güçten tutta hayalleri gerçekleştirmeye kadar. işte şimdi aslında pek uzun zamandır çıktığım yolda bu iki sevgili dost kelimeye yüklendim, onların desteği ile devam ediyorum.
seni çok ve sevgiyle öperim.
evr.
not: sana bir de foto ekleyecektim, ama kablo problemi çıktı, yarın unutmazsam eklerim.
Başlığım biraz "bestseller" romanlara benzedi :) özellikle atölyeden sonra olumlu enerji ve girişimci ruhumun ayaklanan hatta şahlanan dışavurumları sonucu bu iki kelimeye vardım. "ısrar" ve "irade". zor ama varlığı müthiş başarılara mutluluklara gebe iki kelime. her türlü olay, durum, ilişki geneline yayabileceğimiz bir açık kapı olasılığı veriyorlar. istenç, kararlılık, dayanma, sonuçlandırma, elde etme, güçlenme hepsini içeriyorlar. evlilikten tutta kilo vermeye kadar :) iş güçten tutta hayalleri gerçekleştirmeye kadar. işte şimdi aslında pek uzun zamandır çıktığım yolda bu iki sevgili dost kelimeye yüklendim, onların desteği ile devam ediyorum.
seni çok ve sevgiyle öperim.
evr.
not: sana bir de foto ekleyecektim, ama kablo problemi çıktı, yarın unutmazsam eklerim.
22 Ocak 2009 Perşembe
Atölye Çıkışı İstiklal'de

Mineciğim
Alp ile birlikte hemen istiklal girişindeki özsütte oturuyoruz. benim tutturmam üzerine sufle yiyeceğiz. nam nammm :) bir kaç gün okuldan izin aldım. bir atölye var ona katılıyorum, yarın son gün. çıkışta bu tarafta olunca taksime geçmek bir şeyler yemek sohbet için zaman oluyor.
F klavye çok zorladı yahu... alpin mac'i yüzünden.
seni çok çok öperim.
evr.
19 Ocak 2009 Pazartesi
Hatalardan Ders Almak Mümkün mü?
biraz gazete köşesine sıkıştırılmış gibi bir başlık olsa da durum bu halde... :)
değişmeyen tek şey değişimse, kendimi değiştirme uğraşılarım da sonu gelmez biçimde tekrarlıyor kendini, değişmeden. herşey değişiyor sanki, ama ben değil.
şimdi günlerden pazartesi iken yeni başlayan haftanın ilk günü de bitti bitecekken hayıflanmanın değil, yolu yürümenin zamanıdır aslında.
canım, günlerin nasıl? benimki bulanık gördüğün gibi.
yarım saat kadar sonra işten çıkacağım. çıkmadan ve işleri bitirmiş dururken hemen yazayım dedim sana. umarım arada sırada bakıyorsundur buraya :)
geçen gün eski fotoğraflarımıza baktım.... hey gidi günler dedim tabii ki...
sağlıklı olmanı umuyorum. her şeyin başı sağlık.
sevgimle kal,
evr.
değişmeyen tek şey değişimse, kendimi değiştirme uğraşılarım da sonu gelmez biçimde tekrarlıyor kendini, değişmeden. herşey değişiyor sanki, ama ben değil.
şimdi günlerden pazartesi iken yeni başlayan haftanın ilk günü de bitti bitecekken hayıflanmanın değil, yolu yürümenin zamanıdır aslında.
canım, günlerin nasıl? benimki bulanık gördüğün gibi.
yarım saat kadar sonra işten çıkacağım. çıkmadan ve işleri bitirmiş dururken hemen yazayım dedim sana. umarım arada sırada bakıyorsundur buraya :)
geçen gün eski fotoğraflarımıza baktım.... hey gidi günler dedim tabii ki...
sağlıklı olmanı umuyorum. her şeyin başı sağlık.
sevgimle kal,
evr.
2 Ocak 2009 Cuma
Yeni yıl geldi ama...
Mineciğim,
Ben kendimi anlamıyorum ya da o kadar iyi anlamaya başladım ki, her şey bambaşka görünüyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)