21 Temmuz 2009 Salı

Az kaldı İstanbul'a

Mineciğim,

Son mektuplaşmalarımızdan, senin güzel, sevecen, iyimser ve umut dolu sözlerinden sonra hazırlıklarınız bitti sayılır değil mi? Ben seni tanıyan tanımayan herkese arkadaşım dönüyor San Fransisco'dan diye anlatıyorum. Pıt pıt günleri sayıyorum. Geçen gün San Fransisco'da geçen bir film izledim. Hemen hey işte minnoşun yeri dedim.

Güzel bir tesadüf ki sen geldiğinde ben de izine çıkmış olacağım, yani daha çok zamanım olacak seni görmeye :) sen gelir gelmez... yorgunsun filan dinlemeyeceğim geleceğim sarılacağım sana uzun uzun canım...

İstanbul'un bu sıralar havası iyice acaipleşti. İnsana kötü de bir baskı veriyor. Soğuk mu sıcak mı anlaşılmıyor? Terliyorsun, ama bir rüzgar üşütüyor seni... bir de sürekli çok bulutlu, böyle kocaman kocaman bulutlar hah şimdi yağdı dediğin an açılıveriyor. Yine de güneş güzel bir şey! İçini açıyor işte...

Saat kaçta havaalanında olacaksınız acaba?

Haberleşmek üzere,
Sevgilerimle
evren.

Hiç yorum yok: