17 Eylül 2008 Çarşamba

17 Eylül 2008, Çarşamba

Bir türlü yazamıyorum sana mineciğim. Yazdığım küçük notlar, ne bileyim yemek yediğim bir restoranda gördüğüm ve üstüne çiziktirdiğim kartpostal öylece bir yerde duruyor evde, bir kitap arasında. postahaneye gidecek zaman yok bulamıyorum. evden çıkarken kapalı, eve dönerken yine kapalı... bir cumartesi var.
ama sonra aklıma böyle bir şey geldi. hem seviyorsun diye düşündüm bu tür şeyleri, hem seni sevenler de yazar belki dedim kendi kendime. ama bu bile zaman aldı işte...
şimdi ünversitedeyim. sabahtan beri yağacak yağmur sonunda "hı hı" geliyorum demeye başladı. gri gök, ağacın yeşili toprağın kahvesi bir tuhaf, hafif serin bir rüzgar... oysa açık ayakkabılarımı giyecektim ben :( bu akşam lütfi kırdar'da alvin ailey american dance theatre company bir gösteri yapacak. son öğrenci biletini de geçen hafta ben satın aldım.
şimdi telefon çaldı. birilerini aramam gerekiyor. devam edemezsem diye seni öpüyorum.
evr.

1 yorum:

Minik dedi ki...

Ha ha super,sok oldum bu sayfayi gorunce ama bir o kadar da hosuma gitti, cok saol cok sevindim, insan yazmak istedikten sonra ufak tefek bahaneler buluyor yazabilmek icin. Ne guzel yaaaa.. Saol cok hos..